Bebek Masöz Bayan Genç Esra Hanım

Bebek Masöz Bayan

Bebek Masöz Bayan Turner’ın vücudunun ısısı sarhoş ediciydi. İçine işliyor, kemiklerini eritiyordu. Ruhunu haz ve haylazlık duygusuyla dolduruyordu. “Ah, Turner, ” diye iç çekti. “Ah, evet.” Onu yavaşça ve nezaketle yatağa yatırırken dudakları çene hattı süresince dolaştı. Turner bedeniyle onun bedenini örtmeden önce Miranda gözlerini dikip ona baktı. Onu ilk gördüğü andan bu yana sevmiş olduğini ve hep bu anın gelmesini beklediğini düşündü. Turner henüz ona, yüreğini göklere uçuracak sözleri söylememişti, ancak şu an bunun pek bir önemi yok şeklinde görünüyordu. Mavi gözleri öylesine ışıltılı ve yoğun bakıyordu ki, Miranda Turner’ın kendisini birazcık olsun sevdiğini düşündü.

Ve bu bile onun için yeterliydi. Bunu mümkün kılmak için kafi. Bunu doğru kılmak için kafi. Bunu görkemli kılmak için kafi. Miranda üstünde onun ağırlığıyla yatağın içine gömüldü. Kabarık saçlarına dokunmak için elini uzattı. “Çok yumuşak, ” diye mırıldandı. “Bunlara yazık oluyor.” Turner başını kaldırdı ve keyifle ona baktı. “Yazık mı?” “Bir erkekte, ” dedi Miranda utangaç bir gülümsemeyle. “Uzun kirpikler gibi. Hanımlar onlar için ölürler.” “Ölürler, ölmezler mi?” Turner sırıttı. “Kirpiklerimin kıymeti nedir?” “Çok, çok yüksek.” “Sen de uzun kirpikler için ölür müydün?” “Seninkiler için ölürdüm.” “hakkaten mi?

Bebek Masöz Bayan

Bebek Masöz Bayan  Senin koyu saçlarının yanında biraz açık kalmazlar mıydı sence?” Miranda şakacıktan vurdu ona. “Ben onların yüzümde titreşmesini istiyorum budala, göz kapaklarımda olmalarını değil.” “Sen bana budala mı dedin ?” Miranda sırıttı. “Evet.” “Bu da budalaca bir his mi?” dedi ve genç kızın çıplak bacağını okşadı. Miranda başını salladı, nefesi kesilecekmiş şeklinde hissediyordu. “Ya bu?” Turner’ın eli Miranda’nın göğsünü kavradı. Miranda düzensiz sesler çıkararak inliyordu. “Ya bu?” “Hayır, ” diyebildi Miranda bir tek. “nasıl bir his?” “Güzel.” “Hepsi bu kadar mı?” “muhteşem.” “Başka?”

Miranda’nın nefesi kesilir şeklinde oldu, Turner’ın ince ipek kumaşın altında büzüşmüş göğüs ucunda daireler çizerek dolaştırdığı işaret parmağına yoğunlaşmamaya çalışıyordu. Bunu tanımlamak için tek düşünebildiği sözcüğü söyledi, “yakıcı.” Turner hayretle güldü. “alev ateş mi?” Miranda’nın tek yapabildiği başını sallamak oldu. Bedeninin her yerine Turner’ın sıcaklığı dokunuyordu. Öylesine sağlam ve ağır bir erkekti ki, Miranda bir uçurumun kenarından kayıyormuş şeklinde bir hisse kapılmıştı. Düşüyor, düşüyordu fakat kurtarılmak istemiyordu. Bir tek onu da beraberinde götürmek istiyordu. Turner onun kulaklarını dişledi ve sonrasında da dilini omuz boşluğunda dolaştırmaya başladı, dişleri genç kızın kombinezonunun ince askısına takılıyordu.