Bebek Evde Masaj Hizmetleri – Masör Ece
Bebek Evde Masaj Hizmetleri – Masör Ece
Bebek Evde Masaj pek azca sokağa çıkıyor; pek az konuk kabul ediyordu. Hemen hemen tüm vakitını kardeşimle bana ayırıyor, benimle daha çok ilgileniyordu. Sanki o da büyük ablamızdı. Hepimiz ona ne kadar çok benzediğimden söz ediyordu. Annemin, anlatılamaz bir saflıkla salt bana ilişik olduğu duygusunu yaşıyordum. Ekim ayında babam cepheye gitti. Metronun koridorları, yanımda yaşlı gözlerle yürüyen annem; bugün bile hepsi gaslımün önünde.
Bebek Evde Masaj parıl parıl, kahverengi gözleri vardı annemin, iki damla yaş yanaklarına süzülüyordu. Bu hali pek içime dokunmuştu. Ama babamın tehlikede olduğunu hiç aklıma getirmiyordum. Yaralılar görmüştüm. Harpla ölüm içinde yakın bir ilişki bulunduğunu biliyor, seziyordum. Fakat bu büyük, bu kapsamlı, bu ortak serüvenin beni şu yahut bu şekilde ilgilendirebileceğini, ucunun bana dokunabileceğini aklım almıyordu. Üstelik, sırf benim hatırım için, tanrının babamı özellikle koruyacağına inanıyor, onun başına herhangi bir kötülük gelebileceğini düşünemiyordum bile. Vakalar doğruladı iyimserliğimi.
Bebek Evde Masaj
Bebek Evde Masaj bir kalp krizi geçirmiş, Coulommiers’deki askeri hastanede bir süre kaldıktan sonra, geri hizmete alınıp savunma Bakanlığı’nda bir göreve getirilmişti. Başka türlü bir üniforma giymeye başlamış; bıyıklarını kesmişti. Derhal hemen aynı günlerde Louise de geldi. Artık yaşantımız normale dönmüş; eski günler geri gelmişti. Ben kati ve belirgin bir dönüşümle, uslu, cici bir kız olup çıkmıştım, işin başından başlayarak, çevreye göstermek istediğim kişiliği yoğurup biçimlendirmiş ve bu kişilikle öylesine büyük övgüler, öylesine derin sevgiler, öylesine büyük doyumlar kazanmıştım ki; kendimi kendi yarattığım kişilikle özdeş kılmayı bir yana atmış; o kişiliğe, tek gerçeğim olarak dört elle sarılmıştım. Eskisi kadar canlı, eskisi kadar hareketli, eskisi kadar deli dolu değildim. Hızla boy atıyordum.
Kızamık geçirmiştim; benzim solmuştu, bu da yüzüme ayrı bir anlam, ayrı bir çekicilik katıyordu. Kükürtlü banyolara giriyor; besleyici yiyecekler yiyordum. Hırçınlık nöbetleriyle büyükleri şaşkına çevirmekten vazgeçmiştim. Beğenilerim, isteklerim, sürdüğümüz yaşantıya tıpa tıp uygundu. Bundan dolayı, aykırı davranışlara hiç yer kalmıyordu. Çevremdekilerle anlaşamadığımız bir nokta oldu mu, sebebini soruyor, tartışabiliyordum. Ben münakaşaya girdim mi, çoğu defa “Hayır efendim, böyle yapılmaz. Bir kere olmaz dedim mi, olmaz!” gibilerden cevaplarla karşılaşıyordum; ama, bu şekilde olduğu vakit bile, küçümsenen, hor görülen bir çocuk gibi bulmuyordum kendimi.
Son yorumlar